Antalya’da yürütülen kapsamlı soruşturma kapsamında, fuhuş ve insan ticaretine yönelik olduğu iddia edilen “analı-kızlı” bir suç yapılanması deşifre edildi. Aralarında anne ve kızının da bulunduğu toplam 15 şüpheli hakkında, “fuhşa teşvik, aracılık, yer temini ve insan ticareti” suçlamalarıyla dava açıldı. Soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre sanıklardan 12’sinin tutuklu olarak yargılandığı öğrenildi.
- Antalya’da anne ve kızının merkezinde olduğu bir suç örgütüne yönelik fuhuş ve insan ticareti suçlamalarıyla 15 kişi hakkında dava açıldı.
- Anne F.Ö. ve kızı M.Ö., Antalya’da kiraladıkları evlerde kadınları çalıştırarak internet üzerinden müşteri temin etti ve kazancın yüzde 50’sini şebekeye aktardı.
- Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek davanın ilk duruşması 9 Mart’ta yapılacak.
ŞEBEKENİN MERKEZİNDE ANNE VE KIZI YER ALIYOR
İddianamede yer alan bilgilere göre, suç örgütünün merkezinde 45 yaşındaki F.Ö. ile 21 yaşındaki kızı M.Ö.’nün bulunduğu öne sürüldü. Anne ve kızın, Antalya’nın farklı mahallelerinde kiraladıkları evlerde kadınları çalıştırdığı, internet siteleri üzerinden sahte isimler kullanarak ilanlar verdiği ve bu yolla müşteri temin ettiği iddia edildi. Söz konusu evlerin özellikle öğrencilerin yoğun yaşadığı ve ailelerin tercih etmediği apartmanlardan seçildiği kaydedildi.
KAZANÇLAR KIZ TARAFINDAN TOPLANMIŞ
Dosyada yer alan bilgilere göre, kadınlardan elde edilen gelirlerin yaklaşık yüzde 50’sinin şebekeye aktarıldığı, paraların ise çoğunlukla M.Ö. tarafından toplandığı ileri sürüldü. Mağdur ifadelerinde, yapının yalnızca fuhuşa değil; baskı, tehdit ve zorlamaya dayalı bir sistemle işlediği anlatıldı. Bazı kadınlar ekonomik nedenlerle bu işe sürüklendiklerini, ayrılmak istediklerinde ise tehdit edildiklerini belirtti. Kadınların farklı evler arasında sürekli yer değiştirdiği, dışarı çıkmalarının kısıtlandığı ve kapalı bir düzen içinde tutuldukları da iddialar arasında yer aldı.
“GÜNDÜZ ANNE, GECE KIZI YÖNETİYORDU”
Soruşturma kapsamında ifadesine başvurulan ve Eskişehir’de bir genelevde çalıştığı belirtilen S.Y., dikkat çeken beyanlarda bulundu. S.Y., “Evler öğrenci evi gibi tutulurdu. Paralar M.Ö.’de toplanırdı. Gündüz anne, gece ise kızı patronluk yapardı. En sonunda kurtulup Antalya’dan kaçtım” ifadelerini kullandı.
SUÇLAMALARI REDDETTİLER
Halk TV yazarı İsmail Saymaz’ın köşe yazısında da yer alan detaylarda, şebekenin kadınlar üzerinde tam kontrol kurduğu ve olası polis baskınlarında patron konumundaki kişilerin ‘mağdur’ gibi davrandığı iddiaları aktarıldı. Anne ve kızı ise savunmalarında, kimseyi zorlamadıklarını ve kadınların kendi rızalarıyla çalıştığını öne sürerek suçlamaları kabul etmedi. Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek davanın ilk duruşmasının 9 Mart’ta yapılacağı bildirildi.




















